Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bugün kendinize bir iyilik yapın
Ağız ve Diş Kontrolü Yaptırın
----------------------------------------------------
Randevu İçin Arayınız
0 258 241 06 06

HİZMETLER
Diş Eti Hastalıkları
Çocuk Diş Hekimliği
Ağız Diş Çene Hastalıkları
ve Cerrahisi
  - Implantoloji
Tedavi
  - Endodonti
  - Kons. Diş Tedavisi
  - Diş Beyazlatma
Protez
  - Estetik Diş Hekimliği
  - Laminete Veneer
  - Kuron ve Köprü
Ortodonti
Diş Fırçalama
Röntgen ( Radyoloji )
   
   
   
ENDODONTI
NEDEN KANAL TEDAVİSİ?

Öncelikle şu bilinmelidir ki, doğal dişin yerini hiç bir yapay diş tutmaz. Dolayısıyla doğal dişlerimiz tedavi ederek son noktaya kadar korumalıyız. Dişlerimizden biri hastalandığında en bilinen koruma yöntemlerinden biri de kanal tedavisidir. Kanal tedavisi hasar görmüş dişlerin korunmasında yardımcıdır.

Pulpa (sinir, kan, lenf damarlarını içeren dişin içindeki yumuşak tabaka), kendini tamir edemeyecek derecede hasar gördüğünde pulpa ölür. genellikle buna, kırık dişlerdeki veya derin çürüklerdeki bakteriler sebep olur. Bakteriler dişin özünde iltihaba yol açar. Hasar görmüş veya hastalanmış pulpa çıkarılmazsa diş ve çevresindeki dokular enfeksiyona maruz kalır. Ve sonunda dişinizi tamamen kaybedebilirsiniz.
Kanal tedavisi dişin çekilmesini önler, böylece bu boşluğu doldurmak için öndeki ve arkadaki dişin kesilerek köprü protez veya implant yapılmasına gerek kalmaz. En iyi implant kanal tedavisi yapılmış diştir.

Kanal tedavisi nedir ve nasıl uygulanır?

Kanal tedavisi pulpanın hasar gördüğü durumlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Önceki yıllarda hastalanmış yumuşak diş tabakasıyla karşılaşıldığında tek çözüm çekim iken, günümüzde bu dişleri tedavi etmek mümkündür.

Kanal tedavisi yapılmazsa ne olur?

Derin çürük, çatlak ve travma dolayısıyla pulpanın kendini iyileştiremeyeceği durumlarda diş canlılığını kaybeder, enfeksiyon bütün dişe yayılabilir. Kanal tedavisi yapılmazsa enfeksiyon kök ucundaki dokulara kadar ulaşabilir. Dişi çevreleyen çene kemiği de iltihaplanarak aşınır. Meydana gelen bu boşlukta abse oluşur. Bu tabloya ağrı ve şişlik de eşlik eder ve diş kısa zamanda kaybedilir.

Kanal tedavisinin aşamaları;

1. Öncelikle ağrısız ve acısız bir tedavi olması için dişe anestezi yapılır.

2. Daha sonra çürük temizlenip, dişin özüne ulaşılınca hastalıklı ve yumuşak doku çıkarılır. Sinir ve doku artıkları temizlenir.

3. Kök ucuna kadar diş kanalına şekil verilir. Gerekirse bazı ilaçlar uygulanarak iyileşme hızlandırılabilir.

4. Seanslar arasında diş iyileşene kadar geçici dolgu maddeleriyle dişin üzeri kapatılır. İltihabın üremesinin durduğu anlaşıldıktan ve kök ucundan iltihap gelmesi sona erdikten sonra kanal içerisi özel bir dolgu maddesiyle, kök ucuna kadar doldurulur.

5. Bazı vak'alarda bu seanslara hiç gerek olmayıp tek bir seansta da kanal tedavisini sağlıklı bir şekilde kanal tedavisini bitirmek mümkündür.

Kanal tedavisi uygulanmış bir dişin ömrü ne kadardır?

Eğer diş tekrar enfekte olmazsa ve çürümesini önleyici tedbirler alınırsa, ömür boyu bu dolgu kullanılabilir. Düzenli dişhekimi kontrollerinizde enfeksiyonun başlangıcını yakalayabilirsiniz. Ayrıca çok iyi bir ağız bakımı ile de dişin tekrar çürümesi önlenmelidir.

Kök kanal tedavisinin işleyişini anlayabilmek için, öncelikle kısaca diş anatomisini anlamaya ihtiyacımız var. Dişin dişetinin yukarı bölgesinde görünen kısmına 'kron'; ağızda görünmeyen ve kemik içinde kalan kısmına ise 'kök' adı verilir. Bir diş, kemiklerimiz gibi birkaç tabakadan oluşur.

En dış katman; dişeti sınırının üzerinde görülen kısım 'mine' adını alır. Mine vücudumuzdaki en sert ve mineralize olmuş maddedir. Dişeti sınırının altında 'sement' adı verilen madde kök yüzeyini kaplar. Mine ve sement tabakalarının altında ise 'dentin' adı verilen bir yapı mevcuttur. Dentin de hemen hemen kemik kadar sert olmakla birlikte, minenin aksine sinir uçlarını içinde bulunduran bir yapıdır.

Dentinin bir alt yapısı ise 'pulpa' adını alır. Pulpa küçük ve büyük kan damarları, bağ dokusu, sinir fibrilleri, ve çeşitli hücrelerden meydana gelir. Bir dişin büyüme ve gelişmesi sırasında pulpanın görevi onu beslemektir. Bir diş tamamen geliştiğinde, pulpanın tek fonksiyonu ise; ağrıyı ileterek zarar gördüğünü ya da enfekte olduğunu (iltihaplandığını) haber vermektir.

Bazen pulpa iltihaplanabilir. Bu durumda kök kanal tedavisi ile pulpanın çıkarılması gerekirç. Kanal tedavisi böyle bir dişi ağızda tutmanın tek yoludur. Gelişimini tamamlamış bir diş, pulpası olmadan da fonksiyonunu başarıyla sürdürebilir.

Pulpa nasıl enfekte olur?

Pulpanın enfekte olmasının yani ltihaplanarak zarar görmesinin en genel yolu tedavi edilmemiş çürüklerdir. Her insanın ağızının içinde bir miktar bakteri mevcuttur ve bunlar normal şartlarda herhangi bir zarar vermezler. Fakat bazıları karbonhidrat (şeker) içeren yiyecek ya da çecekleri metabolize ederek (yani parçalayarak) asit çıkarırlar. Bu asitler de mine ve dentine zarar verir.Bu şekilde oluşan çürükler tedavi edilmeden bırakıldığında, bakteriler dentinin altındaki pulpa (sinir) dokusuna kadar ilerleyerek, onun açığa çıkmasına ve iltihaplanmasına sebep olurlar.

Pulpa ayrıca dişe gelen bir travma sonucu da enfekte olabilir. Dişe gelen şiddetli bir darbe sonucu, çene kemiği yoluyla dişe iletilen kan dolaşımı kesilebilir ve böylece pulpa dokusu zamanla canlılığını kaybeder. İlginç bir nokta var ki; mine ya da dentin seviyesindeki bir diş kırığında kanal tedavi gerekliliği azalabilir. Çünkü kırık dişe doğru kan akımını hızlandırarak travmaya abzorbe edici bir görev görebilir.

Pulpanın enfekte olmasının bir başka yolu da diş çevresinde uzun süreli periodontal (dişeti ve çevresi) hastalığın bulunmasıdır. Bakteriler iltihaplı dişeti yoluyla kök yüzeyine açılan minik yan kanallardan dişin pulpasına ulaşarak 'retrograd enfeksiyon' dediğimiz iltihaplanmaya yol açarlar. Dişin enfekte olmasının yolu ne olursa olsun, sonuçta pulpa dokusu canlılığını yitirir ve zamanla dişi çevreleyen çene kemiği bölgesinde ağrılı bir apseye yol açabilir.

Bir dişin enfekte olduğu nasıl anlaşılır?

Dişte soğuk ve sıcak yiyecek ve içeceklere karşı uzun süreli hassasiyetler oluşuyorsa, ısırma ile ağrı duyuluyorsa bir enfeksiyon varlığından söz edilebilir. Aynı zamanda herhangi bir ağrı olmaksızın dişin renginin ciddi şekilde değişikliği veya çevre dişeti dokularında oluşmuş şişlik bir dental enfeksiyon işaretidir.

Bazı durumlarda bu gibi hiçbir belirti olmaksızın dental ve radyografik muayeneler sonucu elde edilen bulgular dişin kök-kanal tedavisi görmesi gerektiğini ortaya çıkarabilir.

Bir dişin enfeksiyonunda antibiyotik kullanımı gerekir mi?

Bir diş iltihaplandığında ya kanal tedavisi ya da çok ileri yıkım durumlarında o dişin çekimi düşünülebilir. Pulpanın ölümüyle dişin tüm yapısı bakteriler için ideal ortam oluşturur. Gereken durumlarda vücudun savunma sistemini ve enfeksiyonla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla hekiminiz size antibiyotik verebilir.

Kök kanal tedavisi sırasında ve sonrasında ağrı duyar mıyım?

Kök kanal tedavisi hem hekim hem de hasta açısından sabır ve özveri gerektiren bir tedavidir. Hekimin en önemli görevi, işlem sırasında hastasını mümkün olduğu kadar rahat ettirmek ve ağrı duymasını önlemektir. Bu nedenle hekimin gerekli gördüğü durumlarda tedavi öncesi söz konusu diş ve çevresine anestezi uygular. Elde edilen uyuşukluk sayesinde hasta hiçbir ağrı duymaz ve hızlı bir şekilde tedavi tamamlanır.

Dişlerin kök sayısı birbirinden farklı mıdır?

Ağızın ön bölgesinde bulunan kesici ve kanin dişlerin genellikle 1 kökü ve bunun içinde 1 kanalı bulunur. Ağızın yan tarafındaki küçük azı dişlerinin çoğunlukla 2 kök ve 2 ya da 1 kanalları mevcuttur.Üst çenedeki büyük azıları genelde 3 kök ve 3 ya da 4 kanalları varken, alt çenedeki büyük azıların 2 kök ve 3 ya da 4 kanalları bulunur. Bu genellemeler dışında bazen fazladan birtakım kök ve kanalların bulunması da mümkündür.

Kök kanal tedavisi aşamaları nelerdir?

1. Lokal anestezi yapılması.
2. Dişte varsa çürüğün temizlenerek kök kanallarının açılması.
3. Röntgen çekilerek kanal uzunluğunun tespit edilmesi.
4.Kök kanallarının içeriğinin çıkarılarak temizlenmesi.
5.Kök kanallarının şekillendirilmesi.
6.Kök kanallarının dezenfeksiyonu.
7.Kök kanallarının doldurulması.

Kanal tedavisi sonrasında ağrı olur mu?

Tedavi sonrasında dişte hafif ağrı ve hassasiyet şikayetleri görülebilir, ama bu durum geçicidir. Bu durumda en iyi çözüm o dişin bulunduğu tarafı birkaç günlük süre boyunca efektif olarak kullanmamaktır. Kısa bir zaman sonra hassasiyetin ortadan kalktığı görülecektir.

Kök kanal tedavisinin başarısız olduğunu nasıl anlayabilirim?

Doğru yapılmış kanal tedavilerinin başarı oranı %90-95 dolaylarındadır. Eğer tedavi sırasında kökler içinde pulpa dokusu kaldıysa, kök kanal dolgusunun iyi yapılmadığı durumlarda kanal içerisine mikroorganizmaların sızıntısıyla, işlem sırasında delinme gibi nedenlerle dişin zarar görmesiyle ya da kökler arası bölgede kırıkların oluşmasıyla kök kanal tedavisi başarısız olabilir. Çoğu vakalarda başarısız bir kanal tedavisinden sonra ısırırken ağrı meydana gelir.

Kök kanal tedavisinin başarısızlığı durumunda ne yapılır?

Çoğunlukla kanal tedavisi yenilenerek, varsa hata giderilerek çözüme ulaşılır. Eski kanal dolgusu çıkarılır, dişin kanalı tekrar şekillendirilerek temizlenir ve yeniden doldurulur.

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.